Make your own free website on Tripod.com

 Hadisler:1-10|11-20|21-30|31-40|41-50|51-60|61-70|71-80|81-90|91-100|sonraki ->


1-10 Arası Hadisler




MUKADDİME(1)

(1) RASULÜLLAH'A İSNAD EDİLEN YALANIN EN AĞIR OLDUĞUNU BEYAN BABI

1- ALİ (ra) HADİSİ: Şöyle dedi: Rasulüllah (sav) şöyle buyurdu:
"Benim ağzımdan yalan uydurmayınız. Her kim benim ağzımdan yalan söylerse Cehenneme girsin."

2- ENES (ra) HADİSİ: Şöyle dedi: Sizlere çok çok hadis söylemekliğimden beni, muhakkak Nebi'nin (sav) şu hadisi menetmektedir. Buyurdu ki:
"Her kim benim ağzımdan kasıtlı olarak bir yalan söylerse cehennemdeki yerine hazırlansın."

3- EBU HUREYRE (ra) HADİSİ: Şöyle dedi: Nebi (sav) şöyle buyurdu:
"Her kim kasıtlı olarak benim ağzımdan yalan söylerse ateşten yerine hazırlansın."

4- MUĞİRE (ra) HADİSİ: Şöyle dedi: Ben Nebi (sav) şöyle derken dinledim:
"Şüphesiz ki benim ağzımdan yalan söylemek, başka bir kimsenin ağzından yalan söylemek gibi değildir. Her kim kasıtlı olarak benim ağzımdan yalan söylerse ateşten yerine hazırlansın."


1- KİTABÜ'L-İMAN
1- (1) İMAN ve ONUN HASLETLERİNİ BEYAN BABI

5- EBU HUREYRE (ra) HADİSİ: Şöyle dedi: Nebi (sav) bir gün insanlar içine çıkmış oturuyordu. Ona bir zat geldi ve 'iman nedir?' dedi.
"İman; Allah'a, meleklerine, Allah'a kavuşmaya, peygamberlerine inanman ve keza son dirilmeye iman etmendir."
buyurdu. 'İslam nedir?' dedi.
"İslam; Allah'a ibadet etmen ve O'na hiçbir şeyi ortak yapmaman, namazı ikame ve farz kılınmış olan zekatı eda etmen ve ramazanda oruç tutmandır."
buyurdu.
'İhsan nedir?' dedi.
"Allah'a sanki O'nu görüyorsun gibi ibadet etmendir. Şüphe yok ki sen her ne kadar O'nu görmüyorsan da O, seni muhakkak görür."
buyurdu.
'Kıyamet ne zamandır?' dedi. Buyurdu ki:
"Bu meselede sorulan sorandan daha alim değildir. Lakin onun alametlerini sana haber vereceğim: Cariye efendisini doğurduğu zaman. Kim oldukları bilinmeyen deve çobanları yüksek bina kurmakta birbirleriyle yarışa çıktıkları zaman. (Kıyamet vakti) Allah'tan başka kimsenin bilmediği beş şeyden biridir."
Bundan sonra Nebi (sav):
"O saatin ilmi şüphesiz ki Allah'ın nezdindedir. Yağmuru O indirir, rahimlerde olanı O bilir. Hiçbir kimse yarın ne kazanacağını bilmez, hiçbir kimse hangi yerde öleceğini bilmez, şüphesiz Allah hakkıyla bilendir, herşeyden haberdardır." (Lokman, 34)
Ayet-i kerimesini okudu. Sonra o şahıs dönüp gitti. Rasulüllah (sav)
"Onu çevirin"
diye emrettiyse de izini bulamadılar. Bunun üzerine buyurdu ki:
"İşte bu, Cibril (as)'dir. İnsanlara dinlerini öğrretmek için geldi."


2- (3) İSLAM'IN RÜKUNLARINDAN BİRİ OLAN NAMAZLARIN BEYANI BABI

6- TALHA İBN-i UBEYDİLLAH (ra) HADİSİ: Şöyle dedi: Necid ahalisinden saçı darmadağın bir kimse Rasulüllah'a (sav) geldi. Uzaktan sesinin uğultusu duyuluyor fakat ne söylediği anlaşılmıyordu. Nihayet Rasulüllah'a (sav) yaklaştı. Meğer İslam'ın ne olduğunu soruyormuş. (Bu süaline karşı) Rasulüllah (sav):
"Gündüz ve gece içinde beş namaz (var)"
buyurdu. (O zat): "Üzerimde bu namazlardan başkası da olacak mı?" diye sordu.
"Hayır, meğer ki kendiliğinden kılasın"
cevabını verdi. Ondan sonra Rasulüllah (sav):
"Bir de ramazan orucu"
buyurdu. (O kimse): "Üzerimde bundan başkası da olacak mı?" diye sordu. O (sav) da:
"Hayır, meğer ki kendiliğinden tutasın"
cevabını verdi. Talha (ra) der ki: Rasulüllah (sav), zekatı da ona söyledi. (O zat yine): "Üzerimde bundan başkası da olacak mı?" diye sordu. Yine Rasulüllah (sav):
"Hayır, meğer ki kendiliğinden vermen müstesnadır"
buyurdu. Bunun üzerine (Necidli fakir): "Vallahi bunun üzerine ne artırırım ne de bundan eksiltirim" diyerek arkasını dönüp gitti. Bunun üzerine Rasulüllah (sav):
"Eğer doğru söylüyorsa felah bulmuştur"
buyurdu.


3- (5) CENNETE KENDİSİYLE GİRİLECEK OLAN İMANI BEYAN BABI

7- EBU EYYUBU'L-ENSARİ (ra) HADİSİ: Muhakkak bir kimse: Ya Rasulallah! Bana, beni cennete koyacak bir iş (amel) söyle, dedi. Orada bulunan cemaat: Buna ne oluyor, buna ne oluyor? diye hayret ifade ettiler. Peygamber (sav):
"Öğrenmek ihtiyacı, ne olacak!"
(dedi ve devam etti): "Kendisine bir şeyi şerik koşmadan Allah'a (cc) kulluk eder, namazı kılar, zekatını verirsin, akrabana da iyi muamele yaparsın"
buyurdu. Ve Peygamber (sav) hayvanın üstünde olup (bu adam hayvanın dizginini tutmuş olduğu için)
"dizginleri bırak!"
diye ilave etti.

8- EBU HUREYRE (ra) HADİSİ: Şöyle dedi: Rasulullah'a (sav) bir bedevi geldi ve: "Ya Rasulallah! Bana bir işe kılavuzluk yap ki, onu işlediğim zaman cennete gireyim" dedi. Rasulullah (sav):
"Kendisine hiçbir şeyi ortak kılmayarak Allah'a (cc) ibadet edersin, farz yazılmış namazı dosdoğru kılarsın, farz kılınan zekatı tediye edersin ve ramazan orucunu tutarsın"
buyurdu.
O kimse: "Nefsim yed'inde bulunan Allah'a (cc) yemin ediyorum ki, bunun üzerine bir şey artırmam" dedi. Dönü gidince Peygamber (sav):
"Cennet ehlinden bir kimseye bakması kimi sevindirecek ise, işte şu zata baksın"
buyurdu.


4- (6) NEBİ'NİN (SAV) İSLAM BEŞ ŞEY ÜZERİNE BİNA OLMUŞTUR KAVLİ BABI

9- İBN-İ ÖMER (ra) HADİSİ: Şöyle dedi: Rasulullah (sav) buyurdu ki:
"İslam beş şey üzerine bina olunmuştur: Allah'tan (cc) başka ilah olmadığına ve Muhammed'in Allah'ın Rasulü olduğuna şehadet etmek, namaz kılmak, zekat vermek, haccetmek, ramazan orucunu tutmak"


5- (7) ALLAH'A, RASULÜNE VE DİNİN HÜKÜMLERİNE İNANMAYI EMİR, DİNE DAVET BABI

10- İBN-İ ABBAS (ra) HADİSİ: Şöyle dedi: Abdulkays Vefd'i (Bahreyn taraftarlarından) Nebiyy-i Muhterem'in (sav) huzuruna geldikleri zaman:
"Siz kimlerdensiniz?"
yahud
"Nerenin vefdisiniz?"
diye sordu. "Biz Rabia kabilesindeniz" dediler.
"Hoş geldiniz, (Allah sizi) utandırmasın, pişman etmesin"
buyurdu. Bunun üzerine "Ya Rasulallah, biz sana yalnız haram aylarda gelebiliriz. Aramızda kafir olan mudardan şu cemaat vardır. O halde bize kestirme bir şey emret de geride kalanlarımıza haber verelim, o sebeble de cennete girelim" dediler. Nebi'ye (sav) içkileri de sordular. Rasulullah onlara dört şey emretti, dört şeyden de nehyetti. Onlara yalnız Allah'a iman ile emrettikten sonra
"Bilir misiniz yalnız Allah'a iman etmek ne demektir?"
diye sordu. "Allah ve Rasulü en iyi bilendir" dediler.
"Allah'tan başka ilah olmadığına ve Muhammed'in Rasulullah olduğuna şehadet, namazı ikame etmek, zekatı eda etmek, ramazan orucunu tutmak, ganimetin beşte birini vermektir"
buyurdu. Onları hantem, dubba', nakir, müzeffetten (2) nehyetti. İbn-i Abbas'ın (ra) müzeffet yerine mukayyer dediği de rivayet edilmektedir.



1) Bu hadisleri "el-lü'lüü ve'l-mercan, İMAM-I BUHARİ VE MÜSLİM'İN İTTİFAK ETTİKLERİ HADİSLER, Muhammed Fuad Abdulbaki, Terceme: İsmail Kaya, İsmail Hakkı Uca, Merve Yayın-Dağıtım" adlı eserden aldım.
2) Bunlar o devirde içinde nebiz ve hamr, yani şıra ile şarap kurmak adet olan dört çeşit testi adıdır ki, içlerinde şıra kolayca mayalanır, şarap olurmuş. Bunlardan Hantem, içi sırlı, ağzı yanında yapılmış, kırmızı veya yeşil topraktan yapılmış testidir. Dubba', testi yerine kullanılan boş kuru kabaktır. Nakir, şıra kurmaya mahsus, içi oyulmuş ağaç parçasıdır. Müzeffet, zift yani kara sakız ile sıvanmış testiye denir. Mukayyer, zift manasına olan kar veya kir ile sıvanmış testidir.